Çocuğunuz sınavdan yüksek not aldı. Konuyu anladı mı? Her zaman değil. Sınavlar çoğu zaman çocuğun neyi hatırladığını ölçer, neyi anladığını ve onunla ne yapabildiğini değil.
Bilinen bir örnek: ulusal bir sınavda gençlere, her otobüste belirli sayıda koltuk varsa belirli sayıda insan için kaç otobüs gerektiği soruldu. Birçoğu bölmeyi doğru yaptı ve şöyle yazdı: “31, kalan 12.” Aritmetik doğruydu ama anlam yanlıştı: otobüsün bir kısmını sipariş edemezsiniz — 32 otobüs gerekir. İşte bilmek ile anlamak arasındaki fark budur.
Anlamak neye benzer
Eğitimciler Grant Wiggins ve Jay McTighe anlamanın altı boyutunu önerdi. Bunları evde basit sorularla kontrol edebilirsiniz:
- Açıklama: “Neden öyle? Bana açıkla.”
- Yorumlama: “Bu ne anlama geliyor? Bizim hayatımızla ilgisi ne?”
- Uygulama: “Markette olsaydık bunu nasıl kullanırdık?”
- Bakış açısı: “Başkaları bu konuda ne düşünüyor? Başka bir yol var mı?”
- Empati: “Onların yerinde olsaydın nasıl hissederdin?”
- Öz bilgi: “Senin için hâlâ belirsiz olan ne?”
Ebeveynler için üç ipucu
- “Kaç aldın?” yerine “Bugün ne anladın?” ve “Hâlâ belirsiz olan ne?” diye sorun.
- Çocuğunuzun size “ders vermesine” izin verin. Başkasına açıklamak, anlamanın en iyi sınavıdır.
- Bilgiyi hayata bağlayın: yemekte kesirler, mağaza indirimlerinde yüzdeler, bir gezide coğrafya.
Notlar önemlidir ama amaç değildir. Amaç, bilgiyi yeni bir durumda kullanabilen bir çocuktur. Hiçbir sınav bu beceriyi tam olarak ölçmez, ama hayat onu her gün sınar.
Sonraki adım. Ücretsiz kısa testi yapın veya ilk görüşme için bir saat seçin.